Akropolis-Liana Yontan

İçmimar ve Çevre Tasarımcısı, İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Liana Yontan Sanatın Yolculuğu için ”Akropolis” yazısını yazdı.Okumanızı tavsiye ederiz.

Akropolis

Atina’nın simgesi Akropolis güzelliği ve ihtişamıyla Atina’nın sembollerinden her zaman en başlıcası olmuştur. Tepede yer alan ve neredeyse Atina’nın her yerinden görünebilen Akropol’ün anlamı ise yüksek kenttir.

AKROPOLİS ANTİK KENTİ (8)

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

 

Akropolis’i kısaca anlatacak olursak öncelikle coğrafi konum olarak Attike ovasında, deniz düzeyinde 152 metre yükseklikte yer aldığını söyleyebiliriz. Şehrin tepe üstünde olması Antik Yunan döneminde askeri ve dini açıdan çok önemli bir kıstastı. Akropolis’in nüfusu 250.000’i aşınca tepeye sığmayan halk artık çevreye yayıldı. Ve böylece burası dini bir merkez haline geldi.

AKROPOLİS ANTİK KENTİ (5)

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Antik Yunan döneminde şehir planlamasının en temel amacı tanrıların oturacağı yerler inşa etmekti. Bu amaçla akropoller oluşturuldu. Akropolis şehrinin koruyucu tanrıçası ise Athena’ydı. Tanrıça’nın baş tapınağı ise Parthenon’du. Gelelim Akropolis’in yapılanmasına;

 

Akropolis’e vardığınızda önce sizi Beule kapısı karşılıyor. Buradan geçince 5.yy’a ait girişi Propylaia’ı görüyoruz. Hemen yukarısında ise Nike tapınağı ile sol tarafta Erechtheion yer alıyor. Bu iki tapınağın arasındaki yol ise ‘Kutsal Yol’ olarak adlandırılmakta. Sonra ise karşımıza şu an tadilat aşamasında olmasına rağmen yine de heybetinden bir şey eksilmeyen Parthenon tapınağını görüyoruz. Parthenon tapınağı dikdörtgen ve dev sütunlarla çevrili bir forma sahip tapınak olmasıyla beraber tarihin çeşitli dönemlerinde Kilise ve Cami olarak ta kullanılmıştır. Ayrıca Akropolis’in güney yamacında zengin bir Romalı tarafından yaptırılan bin kişilik bir tiyatro alanı bulunmakta. Yapım yılı MS 161 olan tiyatro alanı günümüzde onarılmış olup kimi zaman tiyatro festivallerinde kullanılmaktadır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

 

Son olarak Akropolis eski dönemlerden beri hep kale ve tapınak olarak kullanılmaktaydı. Akropolis’in kendine has atmosferi sizi tüm asaletiyle içine alıyor ve tarih içinde büyülü bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorsunuz kendinizi.

AKROPOLİS MÜZESİ

2009 yılında şehrin merkezinde açılan bu modern müzenin bahçesinde antik kalıntılar önce bize karşılıyor. İsviçreli Bernard Tchumi Mimarlık tarafından inşa edilmiş olan müze modern mimarinin Atina’da bulunan en güzel örneklerinden. Müzenin yapımı yaklaşık 11 yıl sürmüş ve 25.000 metrekare alan üzerine inşa edilmiş. 3 katlı olan müzede çoğu yerde fotoğraf ve video çekimi yasak olmakla beraber cafe, hediyelik eşya ve film gösterim kısımları mevcut. Müzenin en değerli parçaları olarak Antik Yunan’da bulunan Erechtheum Tapınağı’nın orijinal Karyatidlerini söyleyebiliriz. Müzede mimari açıdan benim en dikkatimi çeken yüksek tavanlar ile beraber mümkün olduğunca gün ışığından faydalanılmış olması. Aydınlatma olarak oldukça sık bir şekilde armatürler tavana yerleştirilmiş. Ayrıca 3. katta zeminin bir kısmı cam yüzey üzerine düşünülmüş olup aşağı katlardan 3. katta cam zemin üzerinde yürüyen insanları görebiliyoruz.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

Liana Yontan Fotoğrafıdır.

 

Akropolis müzesinde yer alan eserler Akropolis kentinden çıkartılmış olan antik Yunan dönemine ait olmakla beraber her birinin ayrı bir öyküsü var. Kimi eserler ise rekonstrüksiyon. Müzenin giriş katından itibaren Akropolis’in hikayesi başlıyor. Nike ve Erechteion tapınaklarına ait eserleri ilk başta görüyoruz. 3. katta ise bize Parthenon’a ait eserlerle beraber Parthenon’u anlatan bir film gösterimiyle baş başa kalıyoruz.

 

Ayrıca müzenin boydan boya cam olan cephesinden Akropolis’in muazzam manzarası da eserleri büyük bir hayranlıkla izlerken bize eşlik ediyor. Müze pazartesi günleri kapalı olmakla beraber eğer yolunuz Atina’ya düşerse muhakkak bu güzel müzeyi gezmenizi ve Akropolis’in hikayesini dinlemenizi tavsiye ederim.

 

Liana Yontan

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required