Antik Roma’da Mimarlık ve Mühendislik-Hilal Erden

Arkeolog Hilal Erden Sanatın Yolculuğu için ”Antik Roma’da Mimarlık ve Mühendislik” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder, yazısını okumanızı tavsiye ederiz.

TARİHSEL ÇERÇEVE

İ.Ö. 31 yılının 2 Eylül günü Roma tarihinde bir dönüm noktasını gösterir.Yıpratıcı iç savaşlarla geçen bir yüzyıl,o gün, Augustus’un Actium’daki tutkusuyla son buldu.Augustus’un kendisinin ölümünden sonra 300 yıl daha varlığını sürdürecek olan barış zamanı ordusunun temeli de o gün atılmıştır.

Actium’da kazandığı tutku ile Augustus,Roma Devleti’nin tek egemeni olmuştu.Böylece,başka kimseyle bölüşülmeyen bu başkanlığa,bu tek kişilik egemenliğe,tüm zamanların en ölçülü devlet adamlarından ve en akıllı yöneticilerinden biri geliyordu.Augustus, İ.Ö. 27 yılının 13 Ocak günü büyük bir devlet töreniyle tüm egemenlik gücünü Senatus’a ve halka verdi.Gerçekte kendisi ”princeps”olarak kalıyordu.Bu ılımlı, barışçı iktidarın sağladığı iyilik,ölçülemeyecek kadar büyük olmuştur.Kültür ve teknik umulmadık bir düzeyde gelişmiştir. Augustus, birçok resmi bina yaptırdığı gibi, Capitolium tepesi üzerindeki basit ahşap Jupiter tapınağının yerine de mermerden görkemli bir yapı oturtmuştur.Salaş tahta tribünlerin yerine ilk anıtsal büyüklükte masif tiyatrolar yükselmeye başlamıştır.Bütün bunlar,yarı köylü ve tarımsal kimlikte bir kasaba olan Roma kentini,dünya ölçüsünde görkemli bir merkeze dönüştürmüştür.

Bu ilerleme özellikle tekniği geliştirmiştir.Augustus’un damadı,ordusunun komutanı ve en yakın arkadaşı olan Agrippa ülke içinde bir yol yapımı etkinliği gerçekleştirmiş ve tüm Antikçağ dünyasını kaplayan ülkelerarası yollar ağının önemli bölümlerini yaptırmıştır.Önemli buluşların Augustus’un yaşamında yapılmış olması da bir rastlantı değildir.Bu buluşlar arasında,eskiden beri bilinen bir şey olan pencere camının düzgün biçimde dökülmesi,hamamların tubulator denilen borulardan oluşan bir düzenekle ısıtılması,yine o tarihte yeni olmayan,yüzyıldan beri bilinen hypocaustum’larda yani döşeme altından ısıtılan tandır oda benzeri yerlerde yüksek sıcaklığa dayanıklı ateş tuğlalarının kullanılması gibi yenilikler gösterilebilir.Bu buluşlar,hamamlarda külhan sıcaklığını 600-800 santigrad dereceye,sauna benzeri buğu odalarınkini de 55 santigrad dereceye çıkarma olanağını vermiştir.Cumhuriyet döneminin loş,kasvetli hamamları,imparatorluk döneminin yeni tekniğiyle çok büyük kaplıca tesislerine dönüşmüştür.Bu tesislerin duvar boyu büyük pencereleri ve çok yüksek sıcak mekanları vardı.Roma’da,Germania’da,Kuzey Afrika eyaletlerinde ve Küçük Asya’da binlerce kullanıcının yararlanacağı kamuya açık hamamlar yapılmıştır. Roma’daki Diocletianus Hamamı’nın kaplıcalarının kalıntıları bugün hala Antikçağ’dan günümüze kadar gelmiş ve insanı etkileyen bir yapı olarak ayaktadır.

Cumhuriyet döneminin yetersiz su kemerlerini imparatorluk döneminin henüz başlarındayken yapılmış olan ve Anio novus adı verilen yüksek verimli modern tesisler izlemiştir.Bunlardan başka, daha İ.S. birinci yüzyılda,ileri teknik Colonia’nın (Köln,Almanya) 78 km. uzunluğundaki su yolu gibi şaşkınlık verecek bir yapıtı gerçekleştirmiştir.Genellikle, kuzey eyaletlerine Roma kültürünün girmesinin imparatorluk dönemi başlarındaki teknik ilerlemelerle,özellikle de pencere camının bulunmasıyla olduğu anlaşılmaktadır.

Augustus’tan başlayarak onu izleyen üç yüz yıl boyunca sürmüş olan barış dönemi yani Pax Romana,tüm imparatorluğa rahat bir yaşam sağlamıştı.Üçüncü yüzyılın Germen saldırıları böylelikle ülke dışında tutulabilmiştir. Pax Romana, refahın, kültürün ve tekniğin eşsiz bir biçimde geliştiği bir dönem olmuştur.O zamandan bu yana, insanlığın böyle bir şeye bir daha eriştiği az görülmüştür.Üç yüz yıl boyunca ortak bir yönetimde yaşanmıştı,tek bir resmi dil kullanılmıştı,tek hukuk düzeni egemen olmuştu,her zaman sağlam olmasa da bir tek para değeri vardı,kullanılan sikkeler her yerde geçiyordu,ülkeyi kesen uluslararası yollardan vizesiz,gümrüksüz özgürce gidip geliniyor,ticaret yapılıyordu,sınır kapısı,demir perde gibi şeyler bilinmiyordu.Öyle ki, bu kitapta teknikteki yüksek kültürün kanıtları olarak verilen örneklerin hemen tümü Roma İmparatorluğu’nun o parlak döneminden alınmıştır.

Hilal Erden

Antik Romada Mimarlık ve Mühendislik – Fritz Kretzschmer

mimarlik-muhendislik-kapak

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required