Harika Gökçe Birgin Sanatın Yolculuğu için ”Bursa Ulu Cami Ve Bilim Tarihi” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder,yazısını okumanızı tavsiye ederiz.
Bursa Ulucamii 1399 yılında yapımı bitmiş bir eser.
21. yüzyıldan yazılan bu yazıda;14.yüzyılın tam sonuna,Ulu Camii’nin minberine gidiyoruz.
Bu eser Osmanlı Devleti’ nin 4. Padişahı Yıldırım Bayezid’ in emriyle yapılıyor.
Mimar Ali Neccar…Ama bu camiide bir ahşap işçisi var ki;
ilmi, mahareti ve işciliği ile öngörüsü ile başdöndürüyor: Devaklı Abdülazizoğlu Mehmet.
Bugün, en muhteşem teleskoplarla seyrettiğimiz Güneş Sistemi’ni,sondalar gönderilerek çekimi yapılan/ayak basılan/gezegenleri Ulu Camii’nin minberine, minberin de doğu yakasına nakşetmiş.Gezegenler, yörüngelerindeki hareketlere göre tam bir isabetle çizilmiş.
Bir sözü hatırlatıyor bu tarihsel içerik:
Kâh gökyüzüne çıkarım seyrederim alemi
Kâh yeryüzüne inerim seyreder alem beni…
Bilim tarihi maalesef medeniyetlerin üstünlük ifadesi tarihi halinde ifade edildi ülkemizde.Ya da karşıma çıkanlar öylesi örneklerdi.
Ortaçağ karanlığında engizisyon mahkemeleri vardı.Galileo dünya yuvarlak dediği için kilise tarafından afaroz edilmişti.
Aynı dönemde İslam Medeniyeti yükseliş dönemindeydi.Dünyanın yuvarlak olduğunu Kopernik’ten önce zaten onlar söylemişti vb..
Evet bu bilgiler doğrudur da..
Ama yarışa gerek yoktur aslında.Bu üstünlüğü ispat etme çabası;asıl bilgiden,bilginin yolculuğundan bizi uzaklaştırmaktadır.Bilginin gelişiminden ve varacağı hedeften insanlığı uzaklaştırmaktadır.
Herşeyden daha çarpıcı olan M.Ö 340 YILINDA ARİSTOTALES’İN /ON THE HEAVENS – GÖKYÜZÜNE DAİR KİTABINDA dünyanın yuvarlak olduğuna dair kanaati
MS. 1.yy da Batlamyus’ un şu anki Güneş Sistemi tanımlamasını eksiksiz bir kozmolojik modele dönüştürebil-mesidir.
Bence sözüm sanat tarihçilerine değil onlar meslekleri itibariyle şanslılar genel bir okuma yapan insanlar,bilim tarihi okumalarına;bir daha; en azından M.Ö 340 yılından başlamalılar.
Bilim tarihi bir insanlık tarihi olarak yeniden ele alınmalıdır.
Bilim tarihi bir üstünlük ispatı tarihi olmaktan çıkmalıdır.
Bu üstünlük yarışı zaten ne İsa peygamber in duruluğunda,ne de Muhammed peygamberin yaşayışında mevcut değildir.
Bilgi,apaçık yolculuğunu bütün çekiştirmelerden uzak sürdürdükçe; herkesi aydın kılan bir kolaylık olacaktır.
Geçmişin fotoğrafını net bir şekilde çekmemiz mümkün olacaktır.


