İkili Delilik: Bir Komşu Terörü Üzerine “10 11 12” Oyunu-Damla Ağüzüm

Türk Dili ve Edebiyatı mezunu Damla Ağüzüm Sanatın Yolculuğu için ”İkili Delilik: Bir Komşu Terörü Üzerine “10 11 12″ Oyunu” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder,okumanızı tavsiye ederiz…Damla Ağüzüm yazılarının devamı gelecektir.İyi okumalar

Ünlü senaryo yazarı Jason Hall’ın yazdığı; Çağ Çalışkur’un çevirisi ve İpek Bilgin’in yönetmenliği ile Tiyatro Craft’ın bu sene sahneye koyduğu “10 11 12” oyunu rezadans komedisi olmasının yanı sıra ele aldığı kentleşme, iletişimsizlik ve yeni dünya düzeninde komşuluk ilişkileri konusuyla dikkatleri çekmektedir.

101112.emf

Hiç şüphesiz bu senenin en merak ettiğim oyunlarından biri Tiyatro Craft’ın sahneye koyduğu “10 11 12” oyunuydu. Ezgi Mola ve Enis Arıkan’ın “Kocan Kadar Konuş” filmindeki ikili sahnelerine hayran kalan biri olarak 28 Mayıs Pazar günü için biletimi aldım ve heyecanla oyunu izledim.

craft

“10 11 12” temelde aynı rezidans katında oturan iki komşunun tanışmaları ve aralarında gelişen arkadaşlık ile birlikte kapısının önüne çöp koyan 10 numarayı merak etmeleri sürecini işliyor. Ezgi Mola yani 12 numara; bulunduğu dairenin %25’ini satın almış, tek yaşayan bir bayandır. Enis Arıkan ise yani 11 numara Ezgi Mola’nın tam karşısındaki daireye taşınan ve oldukça konuşkan, uçarı bir tiptir. Ayrıca aşırı derecede bir Hitchcock hayranıdır. Belki de Arıkan’ın Hitchcock hayranı olması seyirciye daha oyunun başından itibaren yer yer gerilim ile süslü bir komedi içinde bulunacaklarının tüyosunu vermiştir.

Oyun süresince en dikkatimi çeken şey; bu ikilinin isimlerinin oyunda hiç geçmemesi ve birbirlerine daire numaraları ile seslenmeleridir. “Günaydın 11 numara”, “Merhaba 12 numara” oyunda en sık geçen diyalog kalıplarındandır ve aslında bu diyaloglar kentleşen dünyada giderek insan kimliklerinin yok olduğunu ve yerini statülere, mala ve maddi değere bıraktığını göstermektedir. 11 numarada oturan Ezgi Mola sürekli bulunduğu dairenin kanal manzarası olması ile övünmektedir. Oysa dairenin sadece % 25’ini satın alabilmiştir.

1011122

11 ve 12 numara arasındaki arkadaşlık ve hoş sohbet ikilinin komşuları 10 numarayı merak etmeleri ile yeni bir boyut kazanır. 10 numaranın kapısının önünde her gün çöp poşeti bulunmaktadır. Bir rezidansta kapı önüne her gün çöp koyan 10 numarayı uyarmak isteyen ikili önce sesli imalara başlar, ardından çöp poşetine ve kapıya sticker ile not yapıştırır, daha sonra ise sesli imaların dozunu arttırarak kapıya tekme atmaya ve hakaret etmeye dek işi vardırırlar. Bu noktada uzunca bir süre “iletişim” kurma çabalarını izlemekteyiz. Bir komşu var ve her iki komşu onunla iletişim kuramayacağını anlayınca veya iletişime bir dönüt almayınca sinirlenirler ve sözel (hakaretler) ve fiziksel (kapı yumruklamak) şiddete başvururlar. Buna karşılık yine bir karşılık alamamaları sonucunda işin boyutunu artırır ve 11 numaranın (Ezgi Mola) evinden 10 numaralı dairenin evine girmeye kalkarlar. 10 numara evinde ölüdür. Eve giren 12 numara evde cesedi ve siyah kaplı bir defteri bulur. Defterde daire sahibi ölüm nedeni olarak 11 numara (Ezgi Mola) ve 12 numaranın (Enis Arıkan) yaptıkları sözel ve fiziksel şiddetin ruhunda açtığı yarayı göstermektedir. Çünkü 10 numara tekerlekli sandalyede yaşayan yaşlı bir kadındır.

Bu noktadan sonra 12 numaranın (Enis Arıkan) karakterinde bir dönüm yaşadığını, 11 numaraya bu ölümle ilgili olmadıklarını belirtmesi ve defteri yok etmesi baskısını görürüz. Oyunun en başından itibaren rezidans katında oldukça iyi anlaşan ikili burada bir dönüşüme tabi olur ve giderek birbirlerinden uzaklaşırlar. Bu da aslında bizlere kentleşme kültüründe komşuluk ilişkilerinin suni; yani bir “çıkar” temeli üzerine kurulu olduğunu göstermektedir.

10111222

Oyunda dikkatimi çeken bir diğer unsur; ikilinin çok fazla kostüm değiştirmesi ve dekorun seyirciye sıfır bir noktada kurulması idi. Sahne seyirciden yukarda bir platform üzerinde değil, seyirciyi de içine alan düz bir zeminde kurulmuştu ki bu da seyircinin de sanki apartman boşluğunda oyuna dahil olduğu hissi vermekteydi.

Kişisel kanaatim; “10 11 12” oyununun sezon bitmeden izlenmesi gereken oyunlar arasında olduğudur. Hem gülmek hem de gülerken modern dünyanın geldiği son durumu düşünmek isteyenler için “10 11 12” tam da biçilmiş kaftan; aynı zamanda Ezgi ile Enis’in ikili uyumu da görülmeye değer. Sonunda ne olduğuna gelince? Modern dünyada olduğu gibi herşey nasıl ki bir tekerrürden ibaret ise oyunun sonu da başı gibi bir tekrarı yaşatıyor bize. Sadece bu defa apartmana yerleşen yok, apartmandan ayrılan vardır. Kim bilir belki yeni gelen karakterler de aynı döngünün bir ürünü olacaktır.

İyi seyirler.

DAMLA AĞÜZÜM

1992 Kars doğumluyum. İstanbul’da büyüdüm. Beykent Üniversitesi’nde tam burslu Türk Dili ve Edebiyatı okudum. Bölüm birincisi olarak tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladım. Sanırım hırslıyım. Yoo sanırım değil; çok hırslıyım. Kendimi tanımlamam istense şunu söyleyebilirim ki; bir gün Sistine Chapel’inde ölmeyi isteyecek kadar çok sanata aşığım…

20170523_170236

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required