Medeniyetlerin Buluştuğu Şehir Kars-Şirvan Yücel

Geleneksel Türk El Sanatları bölümü mezunu Şirvan Yücel Sanatın Yolculuğu için ”Medeniyetlerin Buluştuğu Şehir Kars” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder,yazısını okumanızı tavsiye ederiz.İyi okumalar…

Türkiye’nin her bir köşesi cennet ve bu cennetten köşeye Yoga Academy her ay düzenlenen doğa ve kültürel festivallerinde daha yakından tanık olabilirsiniz. Festivalde tanıştığım Kars ilimizden size biraz bahsetmek istiyorum.

Binlerce yıl aynı coğrafyada, birbirinden farklı onlarca medeniyetin izlerini bıraktığı çok faklı şehirdir kars. İlk birleşmenin Paleolitik döneme, MÖ 13 binlere uzandığı bilinir. Kars Arkeoloji  Müzesi’ n de bu döneme ait taş el baltalarını görmek mümkündür. Kalkolitik, Eski Tunç, Erken Demir çağlarının ardından sırasıyla Urartu, İskit, Kimmer, Pers Roma, Arsaklı, Sasani, Emevi, Abbasi, Bizans, Selçuklu, Saltuklu, Moğol, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Osmanlı, Rus, Güneybatı Kafkas Geçici Hükümeti ve en nihayetinde 13 Ekim 1921’de Kars Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin hakimiyeti altına girmiştir.

Bunca farklı kavmin geçtiği ve hüküm sürdüğü Kars topraklarında 20. Yüzyılın başında, başta Tatarca olmak üzere Karapakça, Türkmence ve Türkçe gibi Türk dilinin yanında Ermenice, Yunanca, Rusça, Ukraynaca, Lehçe, İbranice, Lintvanca, Süryanice, Kaldanice, Farsça, Gürcüce, Osetçe, Estoca, Lezgice ve Almanca konuşulduğu kaydedilmiştir.

Bunca faklı dilin konuşulduğu yerde elbette çok farklı etnik grupların yanında birçok din de vardır. O devirde nüfusun yarısından çoğu Müslümandır ve bu Müslüman çoğunluğun içinde ağırlıklı Sunni Müslüman  olmakla birlikte Şii Müslüman da vardır. Ayrıca, Ortodoks, Molokan gibi Rusya’da doğmuş Hristiyan mezhepler, Aleviler, Ezidiler ve Ermeni Apostolik Kilisesine mensup gruplar vardır.

Kars isminin kaynağı üzerine görüşler, belirli ölçüde bilgiler, şehrin renkli geçmişi kadar çeşitlidir. Bir kaynağa göre Kars adı, (MÖ 130 – 127) ‘de Kafkas Dağlar’ nın kuzeyinden gelen bir Türk boyu olan Karsak’ lardan  geldiği şeklindedir. MS 9. Yüzyılın da Ermenice şehrin adının Kars olduğu şeklinde kayıtlar vardır.

Çağlar boyunca insanların yerleşmiş olduğu, üst üste farklı medeniyetlerin aynı bölgeye ilgi göstermesi elbette rastlantı sonucu değildir. Coğrafi konumu gereği insan yerleşimine ve gelişimine uygun bir yerdir. Kars’ı çok özel bir şehir yapan zengin kültürel mirasının mimariye de yansıdığını her köşe başında görmek mümkün. Bur yandan Oniki Havariler Kilisesi gibi Ermeni Bagratlı örneğini görürken, diğer yandan diğer yanda Saltuklu Mimarisinin güzel bir örneği olarak Kars Kalesi karşımıza çıkar. Osmanlı dönemi eserlerinden Taşköprü Osmanlı’nın  yaptığı ve hâlâ ayakta duran yüzlerce eserden sadece biridir. Şehri alabildiğine özgün kılan başka bir özelliği ise Rus-Baltık mimarisinin güzel örneklerinin hâlâ ayakta kalmasıdır.

Kars’ın zengin geçmişi ve etnik çeşitliliği mutfağına da yansımıştır. Azeri ve İran mutfağı içinde yer alan bazı yemekler Kars’a özgü yöresel hale gelmiştir. Hangel, Erişte Aşı Çorbası, Revan Köftesi ve Kars kazı yöresel lezzetlerden sadece bazılarıdır. Rus işgali döneminde Rusya’daki Alman nüfusun bir kısmı da Kars’a gelmiştir. Kars’ın gravyer peyniri de bu Alman nüfusunun bir mirasıdır. Kars şehri 19. Yüzyılın ikinci yarısında, ülkemizde çok az bilinen ama dünyaca ünlü bir mistik düşünüre de ev sahipliği yapmıştır ve Batıda diğer şehirlere oranla çok daha önceden tanınır olmuştur. Bu mistik düşünür, George İvanovich Gurdjieff’ten başkası değildir. 19. Yüzyılın üçüncü çeyreğinde, Rum baba ve Ermeni anneden şimdi Ermenistan topraklarında o zaman ise Rusya’ nın bir şehri olan Gümrü’ de doğar. Ailesi Kars’ ın Rusların eline geçmesi üzerine bu şehire göç eder. Gurdjieff bütün çocukluğunu son derece kozmopolit ve çok kültürlü, çok inançlı Kars’ ta geçirir. Burada Türkçe, Ermenice, Rusça ve Grekçe öğrenir. Kars’ taki tüm dini inançlara ilgi duyar ve araştırır. Gençlik yıllarında Kars’ı terk eder ve Hindistan’ a, Tibet’e, Orta Asya’ ya ve Mısır’a gider. Hint fakirlerinden beden kontrolü odaklı, rahiplerden  duygu kontrolü odaklı tekniklerini öğrenmiştir. Açan bu yollardan faklı olarak yeni bir teknik geliştirir. Gurdjieff,  insanın fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak gelişmesi gerektiğini söyler ve geliştirdiği teknigi dersler, müzikler dans ve fiziksel işlerin bileşimi olarak ortaya koyar.

Kars tarihiyle, coğrafyasıyla, barındırdığı mimari güzelliklerle, yemeğiyle, aşığıyla, atışmasıyla, yetiştirdiği ünlü yazar ve devlet adamı ya da sanatçısı ve düşünürleriyle de çok önemli yer tutar.

Şirvan Yücel

kars                             kars

 

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required