Sanat Tarihçisi Özgün Akar Sanatın Yolculuğu için ”Ölüm Maskesi” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder, okumanızı tavsiye ederiz…
Ölüm maskesi deyince aklınıza ne geliyor? Dan Brown’ın Cehennem adlı eserini okudunuz mu ya da filmi izlediniz mi. Evet bahsettiğim orada yer alan Dante’nin ölüm maskesi benzeri şeyler.
Sokrat “Sanat,insanın ölümsüz olma istediğinden doğmuştur.” demiştir. Yaratım sürecine baktığımızda dışa aktarım söz konusu olsa da bir sonraki devirlere bırakıldığında, adı yaşadığında o insan ölümsüz olur. Ölüm maskeleri de buna benzer. Bir çok kültürde yer almış bir gelenektir. Anlamları dönemlere göre değişmiş olsada anlattığı şey aynıdır aslında.
İlk yapımının Mısır olduğu söylenmektedir. Bu savı destekleyecek bir çok veri vardır. Mısır inancında yeniden doğma, diğer hayata hazırlanma durumu vardır. Mısır heykellerine baktığınızda bir hareket görürsünüz ve çoğunlukla bu heykeller açık bir alana ya da kapıya yönelmiştir. Bu yöneliş yeniden hayata döndüğünde ona yol göstericilik yapması içindir. Ölüm maskelerini de Mısırlılar hayata tutunma amacıyla yapmıştır. Merhumun yüzüne konulan alçı maske onun ruhunu güçlendirdiğine ve ruhu Dünya’ya doğru çıkarken onu kötü ruhlardan koruyacağına inanılırdı. Mısırda bu bir gelenektir. Uzun bir süre uygulanmıştır. Mısır Ölüm Maskelerinde yüz olduğu gibi tasvir edilmek yerine estetik görünüş uygulanırdı. Mısırdaki en ünlü maske Tutankhamun’undur.
Daha sonra bu bayrağı Roma aldı. Roma da portre sanatı oldukça ünlüdür. Aileler kendi heykellerini,büstlerini ya da resimlerini yaptırmayı çok severlerdi. Ölüm maskeleri ile ölen aile bireylerinin anılarını ve özelliklerini korumak istemişlerdi.
Belli bir dönem ölüm maskeleri yapımı durdu ve sonra yeniden canlandı. Ancak yapılan bu maskeler herkese yapılmazdı. Malum hiyerarşi denilen bir sistem var. Hükümdarlar, komutanlar, tarihe iz bırakanlar bu tarz kişilere uygulanmıştır.
Daha sonraki yıllarda ölüm maskeleri, adli tıp alanında kullanılmış cesetlerin görüntüsünün saklanmasında ve kimliğinin belirlenmesinde önemli rol oynamıştır.
En geniş ölüm maskesi koleksiyonu , Princeton Ünivesitesi Kütüphanesi’ndeki Laurence Hutton Koleksiyonu’dur. Bu koleksiyonda Abraham Lincoln’den Leo Tolstoy’a kadar birçok önemli şahsiyetlerin ölüm maskeleri bulunur.
PEKİ BU MASKE NASIL UYGULANIRDI?
Maske alçı,balmumu ya da metalle doldurulurdu. Donan alçı ya da balmumun yüzeye yapmışmasını engellemek için kalıbı alınacak kişinin yüzüne öncelikle gres yağı ve petrol bazlı jöle sürülürdü. Sargılarından rahat çıkabilmesini sağlardı. Alçı sargısı suya konulur ve direkt yüze uygulanırdı. Bu lifli bez, ince sert bir yapıya kavuşur, yüzün kalıbını verir ve belli bir süre sonra da kuruma gerçekleşir.
20 yüzyılın ortasına kadar önemli kişilerin ölümünden sonra hemen alınması yaygın bir uygulamaydı. Jül Ceaser, W. Shakespeare, Napolyon, Lenin,Beethoven,Hitchcock gibi bir çok ünlü insanın ölüm maskeleri vardır. ABD’nin 16.Başkanı Abraham Lincoln ölüm maskesini yaşarken yaptırmıştır. Varlığının tüm ABD halkına duyurmak istemiştir.
Ölüm maskelerini henüz yaşarken yaptıran ve bunu İzmir Maske müzesinde sergileyen insanlar da vardır. Bunlar kimler mi?
İstanbul Kemer Burgaz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Yar.Doç.Dr. Necdet Güner’e aittir.
İZ BIRAKANLAR SALONU
Ülkemize iz bırakmış ünlü insanların ölüm maskeleri sergilenmektedir.
“İz bırakmak bazen kolaydır. Zor olan bırakılan izin kalıcı olmasını sağlamaktır. İz bırakmak ve inanmak… İnanılmadan bırakılan izler kalıcı olmaz. Onlar kalıcı izler bıraktılar. İnançları, idealleri, görüşleri ve eserleri insanlığa bıraktıkları izler.”
İzmir Mask Müzesindeki Ölüm Masklarını yapan sanatçı Eylem Sürerdir. Bu sanatçı Maskeler alanında çalışmaktadır. İzmir Mask Müzesinde atölye çalışmaları da yapmaktadır.
Ölüm masklarına baktığımızda ölümün soğuk yüzünü hissederiz. Korku ve şaşkınlık.
“Ölüm akıllı adamı hiçbir zaman apansızın almaz ; o her zaman gitmeye hazırdır.”
J. La Fontaine
NOT:
İzmir Mask Müzesi Alsancakta Kıbrıs Şehitliği caddesinde yer alır. Yeri oldukça kolaydır. Girişi ücretsizdir. Müzeye girdiğinizde en üst katta İz Bırakanlar Salonu, Geleneksel Türk Tiyatrosu Maskeleri merdivenlerden aşağıya inerken solda Commedia Dell’arte maskeleri, aşağı katta ise Afrika kabile maskeleri, Haiti maskeleri bulunmaktadır.
Sanat Tarihçisi
Özgün Akar



Eylem Sürer
Aralık 28, 2021 at 11:56pmYazınızı ilgiyle okudum ve çalışmalarımdan söz ettiğıniz için teşekkür ediyorum. Pandemi nedeniyle kalıp alma işlemlerini sürdüremiyorum bir süredir… Koşullar uygun olduğunda çalışmalarıma devam edeceğim. Ancak hayat bir yerde durup beklemiyor ve aramızdan ayrılan her bir isim için bir kez daha üzülüyorum.
Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.
Eylem Sürer