CANAN “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisiyle Arter’de-Gülgün Bostancı

Sanat Tarihçisi Gülgün Bostancı Sanatın Yolculuğu için ”Canan Kaf Dağı’nın Ardında sergisi Arter ‘de” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder,yazısını okumanızı tavsiye ederiz.

Arter, Canan’ın Kaf Dağı’nın Ardında Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor.Sergi 12 Eylül-24 Aralık 2017 ‘den Şubat 2018’e uzatıldı.Öncelikle bu bilgiyi vermek istedim. Çünkü sergi çarpıcı ve sergiyi bir defa gezmek size yetmeyebilir. Bilmeyenler için söyleyeyim: Arter Beyoğlu’nda İstiklal caddesinde Galata’ya doğru No:211 ‘de yer alır. Sergiler ücretsiz gezilebilir. Arter; Sanat için Alan Projesi, Vehbi Koç Vakfı projesidir. Arter’in üç katına yayılan “Kaf Dağı’nın Ardında”sergisinin küratörlüğünü Nazlı Gürlek yapmaktadır.Bu sergide sanatçının daha önce sergilenmiş eserlerinin yanı sıra bu sergi için ürettiği işleri de yer almaktadır. Sergide minyatür, heykel, fotoğraf, baskı, nakış, video ve yerleştirme gibi değişik disiplinlerden eserler yer alır. Sergi adını İslam mitolojisindeki efsaneleşmiş Kaf Dağı’ndan almıştır.Çok boyutlu ve gerçeküstü yaratıklar çeşitli şekillerle bir araya gelerek mistik bir evren yaratıyorlar. Bu evrenin yaratıldığı üç kat Cennet (giriş kat), Araf (Kat 1), Cehennem(Kat 2) bu üç kavram etrafında kurgulanmıştır. Sanatçı mekansal dizilişe göre Cennet’i dünyevi bir zemine, Araf’ı bir geçiş süreci, şifalanma süreci olarak, Cehennem’i ise korkularımızla yarattığımız yer olarak adlandırmıştır.

Giriş kat Cennet olarak düzenlenmiştir. Girişte bizi karşılayan ilk iş Kibele (2000)’dir. Sanatçı hamilelik döneminde, kendini fotoğraflayarak bereket simgesi olan ana tanrıça Kibele’ye göndermede bulunur.Hamile bedeni ayıplayan söyleme ve idealize edilmiş hamile bedenine karşı bir duruştur.Annelik, dişilik, doğa , üretim ve bereket kavramlarını hatırlatır. Ve Kibele sergide Cennet’in koruyuculuğunu üstlenmiştir.

2- Hayvanlar Alemi, 2017 giriş katın vitrininden görülen bu yerleştirme, masallardaki ve mitolojilerdeki yaratıkların tahayyülüyle gerçekleştirilmiştir. Ejderha, Anka kuşu, uçan balıkların, yılanların, kuşların ve garip yaratıkların var olduğu bir mekandır. Bu evrenin oluşabilmesi için aşkın olması gerek bu yüzden sanatçı her hayvanı çift olarak yapmıştır.Yılan şifayı; Anka Kuşu ve ejderhanın buluşması aşkı , geçmişi, şimdiyi ve geleceği simgeler.

Çeşme, 2000. Hayvanlar Alemiyle Cennet arasındaki bağlantıdır.Çeşme’den yaşamın kaynağı anne sütü akmaktadır. Sanat Tarihi’ndeki geçmişinden farklı olarak , sanatçı memeyi bedenden ayırarak çeşmeyi kadın bedeni üzerinden yorumluyor. Sanatçı bu videoyu Kibele işiyle bağlantılı olarak ele almıştır.Bebek ile anne, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi işaret eder.Duygusal ve ruhsal bağlantıyı da gösterir.

Cennet, 2017 Bulunduğu kata adını vermiş olan bu yerleştirme , tavandan tabana kadar silindir şeklinde kendi ekseninde dönen ve işlenmiş tülden olan bir iştir. Tülün üzerinde figürler ve duvara yansıyan gölgeleri vardır. Bunlar gerçek ve kurgusal dünya arasındaki bağ ile ilişkilidir.Tül üzerinde kadın ve erkek figürlerin yanında güneş ve ay, hayvanlar ve doğa resmedilmiştir.Bu enstelasyon etrafında döndüğünüzde sizin de gölgeleriniz diğer gölgelere karışır ve kendinizi gerçekliğin dışında gibi hissetmenize yol açabilir!

Ay ışığında yıkanan kadınlar, 2017 Canan’ın bu işi videodan oluşur.Bu performans 2017’nin Mart ayında İstanbul Burgazada’daki Madam Martha Koyu’nda dolunaylı bir gecede gerçekleştirilmiştir. Aralarında Canan’ın da bulunduğu, bir grup kadın kafalarında çiçekli taçlarla dolunayın çıkması için kurt gibi uluyarak, denize çıplak girerler. Sanatçı, bu ritüeli aslında Madam Martha’nın 1980’lerin sonunda yaşamış olduğu hikayenin devam etmemesi için yapmıştır. Hikaye şöyle;Madam Martha denize çıplak girdiği için dedikodularla birlikte baskılara maruz kalmış ve yaşamına son vermiştir.Sanatçı bu işini kadınların özgürleşme mücadelesi adına yapmıştır.

Fotoğraf Murat Germen

Kat 1 Araf Şahmeran,2011: Araf katı girişinde niş içine yerleştirilen bu eser,Araf katının ve sınırlarını aşmakta zorlanan kadınların da koruyuculuğunu üstlenmiştir. Şahmeran Mezopotamya mitolojisinde yılan bedenli bir kadındır. Masala göre yılanlara hükmeden ve şifa veren güçlü bir kadın imgesidir. Şahmeran aynı zamanda aşkı için kendini feda edendir. Canan Şahmeran’a kendi suretini vererek temsil eder.

Hezeyan, 2011’Hezeyan’ sanatçının, 60 dakika süren bir video işidir.Video üç ana başlıktan oluşur.’Fiziki Dünya’, ‘Sanal Dünya’ ve ‘Ruhsal Dünya’ . Bu video, sanal ortamda bir erkekle tanışan ve ona aşık olan bir kadının hikayesini anlatır. Sanatçı burada kendini kaydeder. Yaşadığı olayları, hayalleri ve hayal kırıklıklarını kendi sesinden dinliyoruz. Burada dinlediğimiz ise sergi rehberinde bize bir saatlik aşk günlüğü olarak belirtilmiştir.Bu günlük, hayalle gerçeğin birbirine karışması ve ruhsal denge yitimiyle sonuçlanır. Modern hayatın bize sunduğu imkanlarla bizi ittiği yalnızlık gözlemlenebilir.

Kuş Kadın, 2017 Araf katında bizi yerde karşılayan ‘Kuş Kadın’ yerleştirmesi; iki taşın üst üste konmasıyla oluşan kuş figürleridir. Bu ‘Kuş Kadın’lar, köşedeki taşa oyulmuş yarı kuş yarı kadın figürü olan ve kuşların başı olana doğru yol alır gibiler. Kaf Dağı’nda yedi dipsiz kuyu vardır ve kuşlar oraya ulaşmakta zorlanırlar. Otuz kuş oraya ulaşabilir. Aslında si:otuz murg:kuş demektir Farsça’da. Yani kuşlar birer Simurg olduklarını anlarlar. Sanatçı burada Kaf Dağı’nın Ardında efsanesine göre Simurg’a göndermede bulunur.Canan ‘Kuş Kadın’ları oluştururken, Göbeklitepe’de bulunan prehistorik buluntulardan esinlenmiştir.

Araf, 2017. Sanatçı burada, ilk katta yer alan Cennet kurgusunu aynı yöntemle Araf’a uyarlamıştır. Yalnız bu tüldeki figürler:melekler ve kuşlar sadece gri ve tonlarından oluşmuştur.Aydınlık ve Karanlık teması dikkat çeker. Kadının etrafında kuşlar melekler benliğin karanlık ve aydınlık taraflarını temsil eder.Karanlıktan dışarı çıkan kadın…Sanatçı ‘Kurtarıcımız yine kendimiziz, dışarda boşuna aramayalım!’ demektedir.

Şeffaf Karakol, 1998-2008 Bu yerleştirme sanatçının kendi bedenini kullandığı gravür ve heykel işidir.Erken dönem eserlerinden olan bu seri feminizmin kişisel olan politiktir düşünesinde ürettiklerindendir. 1990’lardaki karakol şeffaflaştırılması söylemine yönelik bir çalışmadır.

Dışarıda Çok Kötülük Var, 2017 ‘Dışarıda Çok Kötülük Var’ ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden klostrofobik bir odayı anımsatır. Her yeri sanatçının el yazısıyla yazıldığı bir oda.Yastık, yorgan ve çarşafa yazıyı işlediği bir oda. Bu yazılanların hepsi iyimser yazılardır. Sevgi dolu İyi bir dünyaya duyulan özlemi anlatır. Sanatçı bizi bir deliliğin ortasında bırakır. Aslında bize ‘delilik’ kavramını sorgulatır?

 

Kat 2 Cehennem Şehretün’nar, 2011 : Bu katta da kadın mitolojik kahraman olarak Cehennem katını korumaktadır.Minyatür tekniği ile yapılan bu eserdeki Şehretün’nar’ın efsayeye göre 4000 yüzü vardır.Her bir yüzün anlamı birbirinden farklı olan Cinler anasıdır. Sanatçı bu eserde kendi suretini kullanmıştır.Baş kısımdaki ifadesizlik , yaşanılanları dışarıya yansıtmamak için gösterilen mücadeledir.

 

<

Garaibü’l-Mevcudat ,2017 Cehennem katının son bölümü olan Garâibü’l-mevcûdât,2017 tavana bir iple,asılan beyaz tüllerin üzerine fosforlu kalemle çizilmiş Cinlerden oluşur. Bu yerleştirme ismini, İranlı bilgin Kazvini’nin 13. yüzyılda yazdığı mitolojik, kozmolojik bilgiler içeren hikayeleştiren Acaib’ül-Mahlukat VE Garaib’ül-Mevcudat adlı kitabından almıştır.Eseri görmek için odaya girerken kolunuza fosforlu bir kağıt takılıyor. Çünkü içerisi oldukça karanlıkken başka biriyle çarpışmanız olasıdır. İlk girdiğinizde ışıklar yanarken hiçbir korku olmazken, ışıklar söndükten sonra bir ürperme hissedebilirsiniz. Ta ki ışıklar tekrar yanana ve tekrar sönene kadar.Sanatçı burada bizi korkularımızla yüzleştirmektedir.Ayrıca cehennem tahayyüllümüzü sorgulamaya itiyor.

Fotoğraf Murat Germen

Kaynak; Arter Sergi rehberliği ve sanatçı röportajları.

 

Sanat Tarihçi

Gülgün Bostancı

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required