Fresk Nedir ? Nasıl Yapılır?

İtalyancada fresk nemli, ıslak anlamına gelmektedir. Freskler yapılırken sanatçıların fresklerini boyadıkları yüzey ıslak olmalıydı. Sanatçılar resimlerini bir iğne ucu yardımıyla karton üzerine çiziyorlar, sonra çizdikleri resmin kopyasını duvar üzerine çıkartabilmek için iğne delikleri üzerinden kömür tozu geçiriyorlar ve duvarı kireç ile ince kumdan oluşturdukları bir sıva ile kaplıyorlardı. Eğer sıva onlar boyayı bitirmeden önce kurursa kabarıyor, her şeye yeniden başlamak zorunda kalıyorlardı. Resim zamanında bitirilebilirse, sıva tarafından emildiği için yüzyıllar boyu canlılığını koruyabiliyordu. Sıva kuruduktan sonra yapılan süsleme ve resimler fresk yapımından kolaydır ve sekko olarak adlandırılmaktadır.

Sahnelerde tasvir, şekil ve renkler ile mesaj vermek büyük önem taşır. Örneğin; sakal: bilgeliği, elde kitap tutulması: erdem ve bilgiyi, pelerin: bilgelerin geleneksel giysisini sembolize ederken, hale evrensellikle ilgilidir ve kutsallığı sembolize etmektedir.

Hıristiyanlık öğretisinde ilk defa fresk yapılmaya başlandığında; cenaze ile ilgili fresklerde sembolik temsiller hakimdir ve genellikle sahneler bitki örtüsü ve canlı yaşantısı ile ilgilidirler. Tavuskuşları ve diğer kuşlar,  pınarlar, ağaçlar, meyve sepetleri, çiçekler, asmalar ve taçlar diğer sembollerle birlikte, (üzerinde ekmek ve balık olan sehpa, ya da cenaze töreni)  insan ruhunun selamete erişini, kurtuluşunu, ölümden sonra yaşamı, Cenneti ve Kutsal Evharistiya Sekramentlerini simgelemekteydi. Sahneler daha az sıklıkla, Eski ve Yeni Ahitten alınmış öyküleri; kuyu başındaki Samiriyeli Kadın, Mezardaki Üç Şehit, İsa ve Petrus’un su üstünde yürümesi, İbrahim’in oğlunu kurban etmesi, Aslanların ininde Danyal, Adem ve Havva Cennette, Nuh peygamber, felçlinin iyileştirilmesi, ve benzeri konuları işlemekteydi. Zaman içinde fresk sanatı büyük gelişim göstermiş, apokrif metinlerle birlikte Eski ve Yeni Ahitten alınan sahnelere daha çok yer verilmeye başlanmıştır.

17 yüzyılların sonuna doğru; keşiş manastırı öğrencisi olan Dionysios, kendisinden önce freskler konusunda yazılmış yazmaları toplayarak, genel geçer fresk yapımı için bir El Kitabı hazırlamış ve bu tarihten sonraki fresklerde ortak uyumun sağlanabilmesi bu kitap sayesinde olmuştur. Kitapta belli başlı fresklerin nasıl çizileceği detaylı bir şekilde anlatılmaktaydı.

Fresk yapım sanatı zaman içinde gelişmiş, temel sahnelerin yapılacağı yerler belli kurallara oturtulmuştur. Kubbe, apsis veya sütun; merkezi planlı kiliseler de her resmin yapılabileceği bir yer vardır; örneğin Deesis sahnesi mutlaka ana apsiste, Pantakrator merkezi kubbededir. Şayet Anelipsis sahnesini temsil eden bir fresk varsa hemen yanında havarilerin kutsanması ve balık mucizesi gelmektedir. Fresklerdeki öykülemenin belli bir düzen içinde birbirini takip etmesine “Çevrimli Öyküleme”sistemi denir ve kiliselerde genellikle bu sisteme uyulur. Manastırlar belli bir plandahilinde yapılmadığı, zamana, konjoktürel gelişmelere ve doğa şartlarına bağlı olarak inşa edildikleri için, çevrimli öyküleme sistemine manastırlarda pek uyulmaz, uyulamaz.

About

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required