Milattan Sonra Yedinci Yüzyıl-Harika Birgin

Harika Gökçe Birgin Sanatın Yolculuğu için ”Milattan Sonra Yedinci Yüzyıl” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder,yazısını okumanızı tavsiye ederiz.

 YEDİNCİ YÜZYIL

Orhun Abideleri bu yedinci yüzyıldan bugüne kadar Türk Milleti’ne seslenir,birşeyler nasihat eder.Millet kavramını Türk Milleti’nin fertlerine nakşeder.Devlet ve birlik kavramlarını diri tutar.

Öyle ki asırlarca kişiliği yüce tertemiz bir millet olarak tarihe damga vuracak Türk Milleti örfü,töresi,askeri ve siyasi yaşamıyla,zor zamanlarda içinden çıkardığı kurtarıcılarıyla-Kutluk Kağan, Tonyukuk -bir hamur gibi mayalanır.Bu maya öylesine tutar ki sonraki asırlarda tarihin önemli dönemeçlerinde ya söz sahibi olur,ya da pay sahibi olur.
Bu yüzyıl Bizans eyaletleri dünya tarihi adına sessizlik içindedir.Perslerle savaşa son verilir.
Arap Yarımadası’ nda bir topluluk daima güvendikleri ve mecnun olmayan bir elçiye karşı,peygamberlik mucizelerine ve insanca olanı telkin etmesine rağmen hakaret etmekte,kendisine ve müntesiplerine eziyet edip üzerine işkembe atmaktadır.

Yin-Şan Dağı ve vadileri Türk Milleti’nin tarihte önemli bir ayrıntısıdır.Çin egemenliği ile geçen elli yılın sonlarına doğru başbuğ Kutluk Yin Şan Dağlarına kaçar.Ondan cesaret alan diğer Türk boyları da Yin-Şan Dağları’na yönelir.Ve buradaki vadilere yerleşir.Böylece Çinlilerin saldırısından korunurlar ve sayıları artar.Tonyukuk, Kutluk’u yeniden bir Türk Devleti kurma için teşvik eder ve böylece İkinci Gökürk Kağanlığı kurulur.
Birinci Göktürk Kağanlığı bu yüzyılın ilk çeyreğinden sonra yıkılmışken,son çeyreğinde İkinci Göktürk Kağanlığı tarih sahnesine çıkar.


Hz.Muhammed hiç yalan konuşmayan, erdemli ve iffetli ,akrabasını gözeten,yolda kalmış ve yetime yardım eden,isteyene ‘hayır’ demeyen vereceği bir şey yoksa ses çıkarmayan biridir.Çağında astronomi,coğrafya,felsefe,matematik vb..gibi eğitimler alınabilirken okuma yazma öğrenmemiş bir insandır.
Bulunduğu toplumda insancıl olmayan adetler vardır.Kölelik sistemi halaa geçerlidir.Asla değiştirilemeyecek olması toplumsal bir kabul görmüş yasaklar ve uygulamalar vardır.Mesela bir köle sahibinin çocuğu sayılır ve sahibi o kişi ölse ya da eşinden ayrılsa bile kölesinin eski hanımıyla evlenememektedir.Bu belki çok önemli değildir.Ama evrensel olarak insan özgürlüğüne aykırı bir yasaktır.Bu dirençli adeti Hz.Muhammed hürriyete kavuşturduğu kölesi Zeyd’in ,ayrıldığı hanımıyla- Kur’an da Allah ın emriyle evlenerek- toplumdan kaldırmıştır.Bu evlilik ona da da çok ağır gelmiştir.Ama insanlık tarihinde yasak olamayacak birşeyin kaldırılması adına çok önemlidir.
Yirmi iki yıl boyunca kendisine altı bin altı yüz altmış altı vahiy gelmiştir.Yaşadığı dönemde tek bir sayfa Kur’an inmişken ona inananlar olmuştur.Hz.Hatice gibi. Bazıları yirmi sayfa inmişken, bazıları yüz sayfa inmişken bazıları ömrü yettiyse tüm sayfalar tamamlanmışken inanmış,bazıları ne bir sayfasına ne on sayfasına ne de tamamına inanmıştır.Bazıları herşeyin tastamam olduğunu kabul etmiş fakat neden kendilerinden birine değil de Hz.Muhammed’e peygamberlik geldiğini düşünerek tavır alıp uzak düşmüştür.

Bazıları da geçen yıllar içinde Hz. Muhammed’in kötü söz söylemeyen, kabalık yapmayan, haksızlığa kimden ve neden olursa olsun karşı çıkan, küskünlük yapıp ilişkilerini kesmeyen tavrına daha fazla kayıtsız kalamamış,sonunda içindeki bendleri yıkarak ona olan sevgisini ve inancını itiraf etmiştir.
Altı yüz yirmi iki yılında Mekke’ den Medine’ ye hicret etmiş,iki yıl sonra Mekkeliler onu ve arkadaşlarını dediğinden ve inançlarından vazgeçirmek,vazgeçmezlerse öldürmek için Bedir’ e toplanıp gelmişlerdir.
İki yıl sonra yine Hz.Muhammed ve arkadaşlarını dediğinden vazgeçirmek vazgeçmezlerse öldürmek için bir daha gelmişlerdir.Gelenler de Hz.Muhammed ve arkadaşlarının ya amcası ya abisi ya babası illa içlerinden birinin birşekilde yakınlarıdır.
Daha sonra bir daha gelmişler,gelmişler,gelmişlerdir…

Hz.Muhammed ve arkadaşları kendilerini savunmak zorunda kalmışlar, bazıları şehit olmuştur.
Mekke’liler bazıları itibariyle geçen bu yıllar içinde dediklerinden vazgeçmeseler de kendilerine saldırmayan bu insanlara saldırmaktan yorgun düşmüşler, biraz da yaptıklarından mahcup olmuşlardır.
Hz.Muhammed -tarihte Mekke’nin fethi diye geçer-altı yüz otuz iki yılında Mekke’ye gelmiş,saldırmamış,kan dökmemiş Mekkeliler de gelen bu tanıdık ve yakınlarına direnmemiş, Kabe’yi de Mekke’yi de vermiştir.
Davetini destekleyen birçok mucizeleri olmuştur.Peygamberliği kalem ve kağıdın işlevsel hale geldiği bir döneme denk geldiği için bu mucizeler şahitleriyle ve kalemle kağıtla ispatlarıyla kayıt altına alınmıştır.

Altmış üç yaşında vefat etmiş,çevresinde ona inananlarla çok büyük işler başarmalarına rağmen bu başarları kendinden bilmemiş, elçi olarak yaşamış elçi olarak vefat etmiştir.Daha zengin olmamıştır.Ailesine maddi bir zenginlik iradi olarak yaşatmamıştır.Kimsenin ahireti unutup da dünyaya dalmasını arzu etmemiştir.
Bu yüzyılda kendisinden sonra dört yakın arkadaşının dört halife devri vardır. Emevi Devleti tarih sahnesine çıkar.

 

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required