Milattan Sonra Altıncı Yüzyıl-Harika Birgin

Harika Gökçe Birgin Sanatın Yolculuğu için ”Milattan Sonra Altıncı Yüzyıl” yazısını yazdı.Kendisine teşekkür eder,yazısını okumanızı tavsiye ederiz.

Milattan Sonra Altıncı Yüzyıl

Bu yüzyılda Batı Roma İmparatorluğu tarih sahnesinde yok.Doğu Roma Bizans adıyla varlığını sürdürüp geliştirmeye çalışıyor.Ama vba salgını ve ekonomik sarsıntı ile bir çöküşe sürüklenmekten kurtulamıyor. Göktürk devleti Çin Seddi’nin kuzeyinde kuruluyor.Avrupa’da kavimlerin yerleşimleri şekilleniyor.Bu yeni yüzyıla girerken Cermen kavimlerinin Gotların ve Hunların Avrupa’ya gelişlerinin üzerinden kabaca yirmi beş yıl geçmiş oluyor.

Gelen kavimler bu topraklara uyum sağlamış Hristiyanlığı seçmişlerdir.

Roma imparatorluğu doğuda Bizans İmparatorluğu olarak devam etmektedir. Bizans ,parlak bir dönem yaşar.İmparatorluk çok zengin ama ağır vergiler ödeyen halk fakirdir.Sınırlar Kuzey Afrika ‘ya kadar ulaşarak Batı Akdeniz Bölgesi’nin kontrolü sağlanmıştır.Elden çıkan Doğu Roma toprakları kazanılmaya çalışılmıştır.Roma Hukuku’nu canlandırma çalışmaları yapılmış,bu kanunlar kitaplaştırılmış ve uygulamaya çalışmıştır.Ayasofya yapılmıştır.540 yılında veba salgını tüm ülkeyi kırıp geçirerek nüfusta, ekonomik ve sosyal hayatta gerilemelere sebep olmuştur.

Geçen yüzyıl Mısır’ da İskenderiye’ de Hypatia dinsiz ve şeytan diye taşlanarak öldürülmüştür.Henüz kırk beş yaşındadır.

Oysa -Platon Plotinus ve Aristo’ dan etkilenmiş- devrinin en iyi eğitimini almış, matematikçi ,astronom ve bir bilge olarak başkalarını da etkilemiş bir bilim insanıdır.

Aritmetik üzerine 13 ciltlik bir kitap,konikler üzerine,Öklid elementleri üzerine ve almagest üzerine fikirlerini yazdığı kitapları vardır.

Köle ticaretleri,ipek at kürk şarap silah ticaretleri, askerlik, vergiler, haraçlar, bölgesel farklılıklar içinde bu yüzyılda işlevsel.

Fetihlerle Göktürk Kağanlığı‘nın sınırları güneyde Çin Seddi’nden kuzeyde Buz Denizi’ne, doğuda Kore’den batıda Karadeniz’e kadar uzanmış, Orta Asya’yı bir uçtan bir uca kaplamış durumda.
Budizm Çin Vietnam ve Japonya da etkin olmaya başlıyor.

571 yılında Arabistan yarımadası’nda HZ.Muhammed dünyaya geliyor.
Peygamberlik tebliği bir sonraki yüzyıla dahil.Peygamberliğinden önce ve sonra ahlakında hiçbir sapma yok.Doğru konuşuyor,akrabalarını gözetiyor,ihtiyaç sahiplerine yardım ediyor,misafirlerini ağırlıyor,haksızlığa karşı çıkıyor…
Arap yarımadası zorlu bir coğrafya.Kurak bir iklimi var.Çöller çöller içinde dağılmış yerleşim yerleri mevcut.Bölgede etkin güç Bizans ve Sasani imparatorlukları.

Arabistan’ da insanlardan bir kısmı heykellere tapıyor.Bir kısım tek tanrı inancına sahip.Hristiyanlar ya da Yahudiler yaşıyor. Bu topluluklarda bir peygamberin geleceği bilgisi ve beklentisi var.Hz.Muhammed doğmadan 50-55 gün önce Kabe’de fil vakası yaşanıyor.Bu vaka daha sonra Kuran ı Kerim’ de de anlatılıyor.

Hz.Muhammed doğmadan önce babasını , altı yaşındayken annesini kaybediyor.Dedesinin ve amcası Ebu Talib’ in himayesinde büyüyor.Yaşadığı toplumda insanlar ‘’emin/güvenilir’’ sıfatıyla kendisinden bahsediyor. Ondaki bu fazileti gören hz.Hatice, hz.Muhammed’ e evlilik teklifinde bulunuyor,evleniyorlar.Ve hz.Hatice’ nin vefatına kadar mutlu bir evlilik sürdürüyorlar.hz.Muhammed hz.Hatice’nin vefatından yıllar sonra bile, onun akrabalarına hep vefalı oluyor. Herkes onun hiç yalan konuşmadığı, erdemli ve iffetli olduğu konusunda hemfikir.O da ataları İbrahim’in dinine inanmakta.Soyağacı Hz.İbrahim ve onun oğlu hz.İsmail’e dayanmakta.Bu silsile biliniyor.
Bu yüzyılın sonunda Hz.Muhammed 29,hz.Hatice 44 yaşında.

Toplumda fazilet sahibi insanlar da var.Ama genel olarak kabalık, bağnazlık ve kibir üst seviyede.Kız çocuklarından utanıp da diri diri toprağa gömen insanlar var..Ki yıllar sonra bu hallerini büyük bir üzüntü ile hatırlayacaklar.

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required