Gotik Sanat ve Oluşumu

 

İlk sanat tarihçisi olarak bilinen George Vassari  16. Yüzyılın geç ortaçağ formlarını  Stile Gotik olarak adlandırmıştır.Fakat gotik diye adlandırılan bu sanatı Gotlara mal etmek yanlıştır.Çünkü gotik stil Normadiya da doğduğunda got kavmi 600 yıl önce ortadan kalkmış buluyordu.

Paul  Frank a göre gotik stil diagonal kaburgaların çarpraz tonozlarla olan kombinasyonundan ortaya çıkmıştır.Bu elementlerin ilk kombinasyonu 1093 te yapımına başlanan Durham katedralinin koro bölümündeki tonozlarda görülür.Bu katedralin orta nefi  Avrupa nın en erken sivri kemerlerinede sahiptir.Sivri kemer;köken itibariyle Mezopotamya da geliştirilmiş ve Berberi mimarisinde kullanılmıştır.

Hristiyan dini mimarisindeki en eski kemerin Akdeniz mimarisinde kullanıldığı ve buradan İtalya üzerinden Avrupa ya geldiği kabul edilir.Buradaki ya Berberiler in Sicilya da oluşturduğu mimari yapılanma sonucu Normanlar tarafından beğenilip alınmış yada  1.Haçlı seferleri sırasında Ortadoğu dan Avrupa ya getirilmiştir.

Kaburgalı çarpraz tonozda 2 diagonal kaburga; tonozu  4 üçgen alana bölmektedir.Bu bölücü elemanlar,yan kaburgalar İngilizce de ribs,Almanca da rippen ve İtalyanca da constoloni  olarak adlandırılırlar.

Diagonal kaburgalar aynı zamanda tonozlarında birleşme yerlerini gizlemektedir.Kaburgalı tonozlar karenin aksine dikdörtgen kompartmanları örtmede kolaylık sağlamaktadır.Romalılar da çarpraz tonozu genelde kare mekanı örtmede kullanmışlar ve böylece dikdörtgen mekanları  örtmedeki zorluklardan kurtulmuşlardır.Ortaçağ ın katedral ustalarıda bu problemi kaburgalı tonoz kullanarak çözmüşlerdir.Gotik katedrallerde yükselen orta sahında tonoz kullanımı neticesi oluşan yan sahınlar  bir şekilde giderilmek zorundadır.Bu amaçla erken gotik kiliseleri romanik örnekleri takip etmişlerdir.Bu amaçla yan sahınlar üzerine Lyon katedralinde olduğu gibi bir empore yerleştirmişlerdir.Böylece galerilerin tonozu orta sahının yüksek duvarlarına dayanak etkisi yapmıştır.Kritik yerlerde emporeler yada galeriler çarpraz duvarlarla desteklenir ve bunlar tonozdan çatıya kadar uzanır.

Başlangıçta  galerilerin tonozları üzerinde yatay duvar bağlantıları bulunuyordu.Buralarda akılcı bir düşünceyle  kemer formunun kullanılması prensip olarak uçan payandaların doğmasına neden olmuştur.Uçan payandalar orta sahın üzerindeki ağırlığı duvar payelerinin de yardımıyla  zemine taşır.

Önceleri  4 katlı olan naos mekanının zamanla emporelerin kaldırılmasıyla  arkad dizileri,triforyum ve aydınlatma pencereleri iç düzeni oluşturmaktadır.Uçan payandalar istenilen yüksekliğe ulaştığında payandaların kemerleri de gerektiğinde 2 li yada 3 lü olabiliyordu.Bu uygulama yapı ustalarına orta sahının tonozunu alışılmadık ölçüde yükseltme imkanı sağlamıştır.Uçan payanda,sivri kemer  ve  kaburgalı tonoz yardımıyla örtüdeki ağırlık ve baskı kontrol altına alınıyor ve belli yerlerde toplanıyordu.Bu baskı;iskelet tarzındaki yapı elemanlarıyla dengede tutulur.

Gotik mimarinin gelişmesi ve duvar yüzeylerinin parçalanması;pencerelerde cama dayalı resim sanatının gelişmesine katkıda bulunmuştur.Vitray tarzındaki bu uygulamalar devrin önemli uygulamalarıdır.Uzun bir geçmişi olan vitray sanatının ilk örnekleri 5.yüzyılda Ayasofya nın pencerelerinde görülmektedir.Avrupa vitray resminde mil taşı sayılabilecek örnekleri St.Denis kilisesinin koro kısmında görmek mümkündür.

 

GOTİK MİMARİYİ OLUŞTURAN UNSURLAR

Gotik mimarideki ışık sevgisinin nedeni teolojiktir(dinsel).Geç antik devirdeki yeni platonikler ışığı yüksek bir varlık olarak tanımlıyor ve evrenin prensibi olarak görüyordu.Işıkla birlikte kutsal ruhuda düşünüyorlardı.Baş rahip Suger ışık ve kutsal ruhla ilgili olarak bu düşüncelere büyük ilgi duymuş ve bunlardan etkilenmiştir. Dolaylı olarakta gotik stil bu anlayıştan türemiştir.

Hugo Van,St.Victor,Gilbert de la Pornee,Thomas Van Aquina gibi kişiler ışığın;tanrının direk bir tecellisi olarak kabul edip övüyorlardı.Ayrıca ışığı cisimli ve cisimsiz varlıklar arasında bir aracı,aynı zamanda ilahi bir varlık ve cisimlendirilmiş bir ruh olarak görüyorlardı.

Katedral ustalarının 12.yüzyılda başka nelerden etkilendiği bilinmiyor fakat bu konuda bazı tahminler söz konusudur.Örneğin Ortaçağ ın alimi Platon un dünyayı oluşturan 5 elementine Timayros a yönelmişlerdir.Bu 5  elementin kuruluşunu matematiksel 3 ana figür teşkil eder.Bunlar:eşkenar üçgen,ikizkenar üçgen ve beşgenden oluşur.Bunların dışında dünyanın 3 kuvvete uygun olarak düzenlendiği kabul edilir.Bunlar:

1-)20 eşit altıgenden oluşan vücuttaki su,yani ikosadhedron.

2-)8 eşkenar üçgendeki toprak,yani  oktahedron.

3-)4 eşkenar üçgendeki ateş,yani tetrahedron.

Yapılan uygulamalar gösteriyorki kare ve eşkenar üçgenlerden oluşan sayı sistemi düzenli olarak katedrallerin yapımında kullanılmıştır.Bunların dışında Ortaçağ sanatında bazı mimarların taslak çizimlerinde bazı sayısal uygulamaların olduğu görülür.Örneğin 13.yüzyılda Zistersienser Kilisesi nin yapımında westwerk ve kare yohlar yer alır.

Çarpraz sahının genişliğini toplam uzunluğun 3 te 2 si yani quinte oranındaki ilişkiyle belirlenmiştir.Çarpraz sahın uzunluğu ve genişliği ilişkisi 1\2 sayısal düzeni belirler.Koro bölümünün oluşumunda 3\4 yani quarte 3\4 lük oran merkez karesinin oluşmasında 1\1 lik oranlama sistemi ele alınmıştır.Bütün bu uygulamalar 12.yüzyıl alimlerinin,ustalarının,mimarlarının antik devir mimarisinde hüküm süren geometrik oranları yeniden ele alıp yorumladıklarıyla açılanır.Bunlar Gotik mimarinin oluşumuna zemin hazırlar.                              

 

GOTİK KATEDRALLERİN FİNANS KAYNAKLARI

Katedrallerin yapımı için kilise düzenli gelirlerinin bir kısmını yapı fonu olarak ayırıyordu.Bunun dışında baş psikoposluk ve katedralin yanı sıra halktan da yardım geliyordu.Katedrallerin nasıl finanse edildiği arşiv ve kütüphane kaynaklarında mevcuttur.Örneğin;Milano Katedrali için günlük ücretlerin kişilere göre dağılımı en ayrı ayrıntıya kadar verilmiştir.

Katerallerin inşaatında çalışan taş ustaları uzun bir eğitim dönemi geçiriyorlardı.Bunlar bilgi ve tecrübelerini loncaya katıldıktan sonra yönetim sınıfına geçiyorlardı. 14. ve 15.yüzyılda yapı ustaları genellikle babalarının yanında yetişiyorlardı.Böylece babadan oğula ustalığın geçtiği görülüyordu.Bu katedrallerin kaç paraya mal olduğuna gelince 46 yılda tamamlanan İngiltere de Salisburg Katedrali nin rakamları bize bilgi verir.42,000 mark bugünkü hesapla binlerce dolar olarak hesap edilen bir paraya yapılmıştır.

 

     GOTİK MİMARİYİ ROMANİK MİMARİDEN AYIRAN HUSUSLAR

Gotik mimaride Romanik mimariden farklı olarak yapılarda mekan bütünlüğü esas alınmaya başlanmıştır.Bu nedenle yapı bölümleri birbiriyle bütünleşmiştir.Yani yapı romanik mimaride olduğu gibi bölümlerin yan yana gelmesiyle oluşmaz.Bütünlük;orta sahınla yan sahınlarından ayrılan ayak-sütun alternatifi ortadan kalkmıştır.Ayaklar;silme ve demet sütuncelerle  hafifletilip yükseltilmiştir.Romanik kiliselerdeki merkez karesi uygulaması ortadan kalkmıştır.Çarpraz sahın naos bölümü gibi genelikle 3 sahınlı bir hal alır ve naosun genişliğini aşmaz.Kilisenin doğu bloğu ayrı ayrı bölümlerden oluşmaktan çıkar ve bir bütünlük elde edilir.Gotik kiliselerde genellikle kriptaya yer verilmez.

About

You may also like...

Your email will not be published. Name and Email fields are required