Masaccio’nun Sanat Anlayışı

Diğer ismiyle Tomasso di Giovanni olarak bilinen bu sanatçının, ortaya koyduğu ikonografi-mekân ilişkisi sonucunda, sırasıyla Piza’daki Carmine Kilisesi Poliptiği ile başlayan yapıtları, Floransa’da Santa Maria del Carmine Kilisesi Brancacci Şapeli freskolarına uzanır, oradan gene Floransa’da bulunan Santa Maria Novella’daki Kutsal üçlemeye, oradan da Floransa Uffizi Galeri’de bulunan ve ressam Masolino ile beraber yaptığı bilinen Meryem ve Çocuk İsa, Melekler ve Azize Anna ile Birlikte olan yapıta dek gelir. Resimlerinin genel özellikleri şöyle sıralanabilir: “Giotto’ya bir dönüş yaşanır”, “Sadelik ve birlik (teklik) tartışmasına açık bir yapıt anlayışı söz konusudur”, “İtalyan sanatı ayrıntıdan kurtulur”, “Mekân sorunu çözüme kavuşur”, “Figürde baş ve bedeni yerleştirme yönünde tartışma olmadığı bir dönemde Masaccio vardır”, “Giotto’daki insan figürü ve mimari detaylar arasındaki orantısızlık Masaccio’da yer almaz”, “Resim içindeki mekânlar izleyiciyi ikna edicidir”, “Giotto, Masaccio’ya göre eleman yerleştirmede yüzeysel kalır”, “Giotto’da gölge ve ışık zayıftı. Bu bağlamda Giotto ile Masaccio bir rölyefle heykel arasındaki fark gibidir”, “Giotto’da geniş , büyük yüzeyler, ifadeli sert çizgi varken, Masaccio’da hacimler dile gelmiştir”, “Masaccio, mekânda var olan her şeyin mekânda yer kaplama yeteneğini de ortaya koyar”, “Figürde bütün özellikler esaslı ve karakteristik olanı gündeme getirir”, “Sanatçının figürlerinde, ikincil ve geçici metaforik farklara rastlamazsınız. Buna karşın başların şekline ve yapısıyla ilgili esaslı özelliklere dikkat kesilirsiniz”, “Masaccio portrelerinde karakter tipleri meydana gelir. Bu daha büyük bir gerçekçiliktir. Zaten bu gerçekliği doğrulayan da figürlerin kıymetli kumaşlardan ve göz kamaştıran süslemelerden uzak olmasıdır”, “Masaccio figürlerinde doğa araştırmasından doğan ve içinde doğayı organik olarak gösteren canlı bir form anlayışı vardır”, “Tarihi figürleri, ortaçağdan transfer edilen ikonografik tiplerdir. Fakat bu şemalar yeni bir şekil anlayışıyla canlandırılmış oldukları için artık ölü formlar değildir ve canlı insan etkisi verirler”. Masaccio’yu iyi tanıyabilmenin yolu, Giotto ile olan ilişkisinde yatar. Bir Masaccio kritiği yapılacaksa, Masaccio’nun Giotto’ya dönüş yaptığı inkar edilemez bir gerçektir. Fakat bu dönüş bir gerileme değildir. Giotto’dan sonraki sanat, Giotto izinde gitmekle birlikte, natürel detaya o kadar dalmıştı ki, Giotto’nun önem verdiği mekân ve kompozisyon problemleri unutulmuştu. Masaccio’ya göre bu sanat böyle devam edemezdi. Bunun böyle devam edemeyeceğini ilk gören olması önemlidir. Masaccio’nun Giotto’ya dönüşü, İtalya’da o zamanın sanatını tehdit eden çok ciddi bir tehlikenin ortadan kaldırılmasını ifade eder. Masaccio ile İtalyan sanatı detaydan kurtulmuş, yeniden kendi gerçek doğrultusunda devam etmek imkanını bulmuştur.

Masaccio’da mekân problemi mükemmel şekilde halledilmişti. Mümkün olduğu kadar zengin görünmek arzusu ile eserlerde başlar üst üste istif edilirken sanatçılar bunlara ait vücutların nereye sığabileceğini uzun uzadıya hesaplamağa artık lüzum görmüyorlardı. Ama sanatçı bunu gerekli gördü. Resim, Masaccio’da sabit bir görüş noktasına dayanırdı. Böylece resim inşa edilen bir sahne değeri taşır ve bu sahnenin içinde insan, ağaç ve evlerin ölçülü yerleri tayin edilirdi. Masaccio’nun resimlerinde, resim içindeki mekânın her tarafta bizim, yani seyircinin üzerinde ikna edici bir etki bırakması hedeflenmiştir. Böylece göz, mekân içinde gezdiriliyordu. Oluşan bu yeni anlayışın büyüklüğünü görmek isteyenlerin Floransa’ya giderek Santa Maria del Carmine kilisesindeki Masaccio freskolarını izlemesi yeterlidir (No. 53, 54). Bunların yanında Giotto’nun freskoları bile bir halı gibi, dümdüz kalır. Böyle bir yüzey süslemesinin etkileri Giotto’nun gökyüzü tasvirlerinde bile aranabilir. Masaccio’da, artık yüzeycilik ortadan kalkmıştır. Giotto’nun eserlerinde, eşyanın üzerindeki gölge pek zayıf bir şekilde gösteriliyor, yere düşen gölge ise hiç gösterilmiyordu. Bu Giotto’nun gölge değerini görmemesinden değil, fakat onu eşyanın ölçülerini ve şeklini bozan gereksiz bir şey olarak kabul etmesinden kaynaklanıyordu. Halbuki Masaccio’da gölge ve ışık, resmin en gerçek unsurudur. Bu bakımdan Giotto Masaccio’nun yanında yüzeycidir denebiliyor. Giotto büyük geniş yüzeyler ve ifadeli sert çizgilerle çalışıyordu. Masaccio’da ise kuvvetle hacim değerleri gündeme gelir. Dönemin sanat yazarı Giorgio Vasari; haklı olarak ilk defa insanlar onun eserlerinde ayaklarının üstüne sağlam bir şekilde basmışlardır. Böyle bir yaklaşım için de gölge ve ışık çok önemlidir. Masaccio doğada gördüğü eşyaların (objelerin) bütün özelliklerini değil, bu özellikler arasında en gerçek ve en karakteristik olanlarını seçerek göstermeğe çalışmıştır. Bu nedenlerden dolayı Masaccio’nun portrelerinde insanları birbirinden ayırt eden belirgin farklara rastlanmaz. 14. yüzyılda gelişigüzel kişiler temsil edilirken, Masaccio portrelerinde derin bir doğa araştırması ile karakter tipi haline sokulmuş şahsiyetler tasvir edilmiştir. Zamanın natüralist portrelerine göre, çok daha büyük bir gerçeklik boyutu bulunur.

About

You may also like...

One thought on “Masaccio’nun Sanat Anlayışı

  1. Reyhan altug

    Ekim 3, 2019 at 4:05pm

    Ben 8’w gidiyorum size tavsiyem . çok uzun ve gereksiz bilgiler var bakmayın hiç

Your email will not be published. Name and Email fields are required