Anadolu’da 13.yy’da yapılmış gibi görülen iki minyatürlü eser vardır. Bunlardan biri tarihsiz, edebi konulu, Topkapı Sarayı’n da bulunan Varka ve Gülşah Mesnevisi, diğeri ise Astroloji konulu, Paris Bibliotheque Nationale’da bulunan Nasr El Din (Siyasi Tezkere) olarak tanınan yazmadır. Aslında 7.yy’da yaşamış bir Arap şairinin Urva İbn-i Hizam’ın hikayesine dayanan bu eser, 11.yy’da Ayyuki tarafından Farsça yazılıp, Gazneli Sultan Mahmut’a takdim edilmiştir. Eser, acıklı bir aşk hikayesinin minyatürlerle anlatımına dayanır. İç içe geçme olaylardan meydana gelen bu hikaye,İslâm sanatında asşk konulu nadir minyatürlü eserlerden biridir. Bilinen tek nushası, Topkapı Sarayı Müzesi’n de bulunan yazma, 70 yaprak olup,71 minyatürden oluşmaktadır. Minyatürler ince uzun şeritler halinde metin içine yerleştirilmiştir ve metinden ince bir çerçeve ile ayrılmıştır. Hikayeci bir tarzda metindeki olayları resimleyen bu minyatürler, canlı renkleri, ifadeli ve zarif figürleri ile Türk İslâm Minyatür Sanatı’nın en iyilerini oluştururlar. Tipolojik olarak yüz tipleri, 13.yy Orta Asya Selçuklu yüz tipi şeklinde uygulanmıştır.
Ayyuki’ye göre kahramanlar Varka ve Gülşah Beni Şeybe Kabilesi’nin reisleri olan Human ve Hilal adlı iki kardeşin çocuklarıdır. Çocukluklarından beri birbirini seven gençler 16 yaşına geldiklerinde evlenmeye karar verirler. Düğün törenlerinde Gülşah’ın daha önce geri çevirdiği Beni Zeybe Kabilesi reisi Rabi İbn Adnan saldırıp Gülşah’ı kaçırır. Bunun üzerine Varka ve babası savaşmak için Beni Zeybe Kabilesi’nin yaşadığı yere giderler. Varka’nın babası da dahil bazı kişiler ölür. Rabi, Gülşah’ın sevgisini kazanmak için ona değerli hediyeler verir. Gülşah, Rabi’nin hediyelerini ve isteklerini kabul eder ama ondan bir hafta süre ister. Rabi, Varka’yı tutsak edince erkek kıyafeti giyen Gülşah kamptan kaçıp savaş alanına gelir ve Rabi’yi öldürürerek Varka’yı kurtarır.
Rabi’nin iki oğlu vardır ve babalarının intikamını almak için yemin ederler. İki kabile arasında tekrardan savaş çıkar. Savaş’ın asıl sebebi Gülşah’ın dillere destan olan güzelliğidir. Bu sebeple bütün çevrenin dikkatini çekmiş, uğruna savaşlar çıkmıştır. Çıkan bu savaşta Rabi’nin oğullarından biri ölür. Diğer oğlu ise Gülşah’ı görür görmez aşık olur. Gülşah’ı bu savaş sırasında esir olarak kendi çadırına görtürür. Bunu duyan Varka çılgına döner. Çadırı basarak Rabi’nin oğlu Galib’i öldürür ve Gülşah’ı kurtarır. Gülşah’ın şânı dillere destân olur. Varka’nın Gülşah’ı kurtarması ile yarım kalan düğün gerçekleştirilmesi düşünülürken, Gülşah’ın anne ve babası Gülşah’ı Varka’ya vermekten vaz geçerler. Varkanın fakir olduğunu söylerler. Çünkü kızlarının güzelliğinden dolayı çok sayıda zengin kızı istemektedir. Varka, Yemen kralı olan dayısının yanına servet edinmeye gider. Ancak bu sefer de dayısının Anter isimli bir düşmana esir düştüğünü ve asılmak üzere olduğunu görür. Dayısını kurtarır. Bu sırada babası Gülşah’ın taliplileriyle uğraşır. Gülşah’ın babası, Şam Kralı’nın kızına verebileceği zenginlikten bahsederek kızını ikna eder ve böylece Şam kralı Muhsin Şah ile evlendirilir. Varka’nın olanlardan haberi yoktur ve zenginlik peşindedir.
Gülşah’ın babası Varkanın bu işi öğrenmemesi için plan yapar. Bu plana göre, Varka’ya kızlarının ayrılığa dayanamayarak öldüğünü ve önceden içine bir koyun leşi koydukları mezarında Gülşah’ın mezarı olduğunu söyleyeceklerdir. Dayısından gerekli yardımı da aldıktan sonra memleketine döner. Varka’ya Gülşah’ın öldüğünü söylerler. Varka inanmaz mezarını görmek ister. Mezarın başına gelen Varka günlerce ağlar. Gülşah’ın olanlardan haberi yoktur. Kırkıncı günün sonunda, Gülşah’ın bir sır ortağı vasıtasıyla gerçeği öğrenir. Bu sefer Şam’a doğru yola çıkar. Yolda haramilerle karşılaşır ve ağır yaralanır. Onu baygın bir şekilde Muhsin Şah bulur ve sarayına getirir. Burada çeşitli durumlarda sonra, Gülşah’a kavuşur Varka, onun bir başkasıyla nikahlı olmasını kabullenemeyerek oradan ayrılır. Yolda bir tabibin derdinin dermanı, dost vaslıdır, demesi üzerine, Allah’a yalvararak ruhunu kabzetmesini ister. Duası kabul edilerek oracıkta ruhunu teslim eder. Varaka’nın öldüğünü öğrenen Gülşah, mezarının başına gelerek, hançerle kendisini öldürür. Onu da aynı mezara gömerler. Rivayete göre: Bir gazadan dönen Hz. Peygamber ve sahabeler o şehre gelmiştir. Bu hadiseyi öğrenir ve mezarı görmek ister. Sahabelerin ricası üzerine, Hz. Peygamber Allah’a yalvararak bu iki âşığın dirilmesini ister. AIlah’a Hz. Peygamberin duası kabul eder ve iki âşık dirilir. Nikâhlarını da gene Hz. Peygamberimiz kıyar.
Resim-1 Beni Şeybe Kâbilesi’nin yaşadığı çarşı içinden:
Minyatürde Varka ile Gülşah’ın yaşadığı yerin tasviri görülmektedir. Kemerli nişler içinde tek tek dükkânlar yer almaktadır. Her birinde farklı bir işin yapıldığı görülür. En sağda kuyudan su çeken bir adam, yanında bir kasabın bir koyunu kesme anı ve kesilen etlerin asılarak gösterilmesi, bunun solunda 3. Dükkânda ise ilaç yapan bir kişinin elinde terazi ile tartı işini gerçekleştirmesi ve raflarda duran kaplar, en solda ise bir lokantada oturur vaziyette şiş hazırlayan bir kişinin tasvirleri yer alır. Minyatür açısından canlı renklerin kullanılması resme bir haraketlilik katmıştır. Figürler gerek yüz ifadeleri gerekse kıyafetleri ile Selçuklu tipi,Orta Asya Uygur tipi şeklinde resmedilmiştir. Minyatür, metin içinde ince uzun bir şerit halide işlenmiştir.

Resim-2 Rabi İbn-i Adnan’ın düğünü bastığı an:
Minyatürde bir baskın yapıldığı açıkça görülmektedir. Rabi’nin bir kişiyi öldirme anı merkeze yerleştirilerek vurgulanmıştır. Olayın gerçekçi yönü, Rabinin kılıç darbesi ile ölen kişinin yerlere akan kanı ile gerçekçi ve canlı bir anlatım sağlamıştır. Minyatürde figürler yine yüz tipi ve kıyafetleri ile Selçuklu yüz tipi şeklinde resmedilmiştir.

Resim-3 Varka ve Gülşah’ın minyatürü:
Betimlemelerde bezemeci bir anlayışla tasvir edilen hayvan çeşitliliği minyatürlü sayfalarda sıkça karşılanıldığı görülmektedir. Minyatürde, Varka ve Gülşah’ın veda sahnesi tasvir edilmiştir. Varka zengin olmak için Yemen’e gitmeden önce Gülşah’la buluşup veda ettiği sahne bezemesel unsurlarla birlikte resmedilmiştir. Kompozisyonda ortada bulunan bir ağaç ve ağacın gölgesinde Varka ve Gülşah yer almaktadır. Minyatürün sağında süslü bir çiçek solunda ise heyvanlar bezemeci bir anlayışla yerleştirilmişlerdir. Abartılı canlı renkler ve görsel unsurların bezemeyi ön plana çıkarması, minyatürdeki veda sahnesi ile ters düşmektedir. Figürlerdeki yüz tiplemeleri, Uygur resim üslubu, Selçuklu ekolü, Selçuklu okulu dediğimiz yuvarlak bir yüz çekik gözler küçük bir ağız şeklinde gerçekleştirilmiştir. Kıyafetlerde yine Selçuklu dönemini yansıtmaktadır.

Resim-4 Rabi İbn-i Adnan’ın savaş sahnelerinden biri:
Atlar, figürler ve savaş aletleriyle canlı bir anlatım vardır.

Resim-5 Rabi’nin Gülşah için verdiği mücadele:
Canlı bir savaş sahnesi olmasına rağmen minyatürün merkezinde yer alan tilki figürü dikkat çeker.

Resim-6 Gülşah’ın at üzerinde tasviri:
Minyatürde sağda saray, solda ise at üzerinde Gülşah ve atın ayakları altında bir tavşan yer alır.

Resim-7 Varka’nın Gülşah için mücadelesi

Resim-8 Varka’nın Rabi tarafından esir alınması:
Zemin dolgusu olarak farklı bir şekilde tamamen bitkisel ve hayvan figürlerinin yer aldığı, minyatür dışında dönemin keramiklerinde de rastalnılan bir tasvir söz konusudur.

Resim-9 Gülşah’ın, Rabi İbn-i Adnan’ı ödürmesi

Resim-10 Varka ve Adnan’ın mücadelesi:
Minyatürde ikiside at üzerinde bir mücadele halinde görülmektedir. Zemin tamamen palmet ve rumilerle doldurulmuştur.

Resim-11 Varka’nın Yemen’de iken katıldığı savaşlardan biri:
Kompozisyonda öldürülen insanlar atlar ve savaş anı resmedilerek canlı bir anlatıma gidilmiştir.

Resim-12 Varka’nın Yemende ki savaşlarında başka biri sahne:

Resim-13 Varka ve Gülşah’ın Şam’da buluşmaları:
Uzun zaman sonra Varka ve Gülşah Şam’da sarayın bahçesinde buluştukları an tasvir edilmiştir. Merkezde Şam kralı yer alır zemin dolgusu olarak rumi ve hayvan figürlü bi r zeminin dışında yine kuş figürleri minyatürlerin genelindeki gibi karşımıza çıkmaktadır.

Resim-14 Şam Kral’ı ve Gülşah’ın, Varka’yı Saraydan uğurlama sahnesi:

Resim-15-16 Gülşah’ın bir köleye Varka’nın söz yüzüğünü vermesi:
Şam kralı ile evlenmeden önce çadırda bir köleye Varka’ya iletmesi için söz yüzüğünü verdiği sahne tasvir edilmiştir.

Resim-17 Rabi’nin Gülşah’ı çadırına getirmesi

Resim-18 Varka, Gülşah’ın yalancı mezarı başında

Resim-19 Varkanın öldüğü yere gelerek intahar Gülşah’ın intahar etmesi:


