Viyana‟daki Belvedere denilen arazide tepenin üst bölümünde manzaraya hâkim bir noktada yine Eugene, Johann Lukas von Hidebrandt‟e (1721-731) yılları arasında bir saray daha yaptırdı. Bu saraya Yukarı Belvedere Sarayı denilmektedir. 10 yıl yapımı süren saray 7 ayrı bölümün bir grup teşkil etmesinden meydana gelmektedir. Orta kısmın iki yanında biraz daha yüksek olan kısımları, bir kat alçalarak devam eden kısımlar izlemektedir. En uçlar da ise birer kule benzeri pavyon benzeri bölümlere yer verilmiştir. Sarayın önünde muazzam büyüklükte suni bir göl, havuz bulunmaktadır. Cepheden ileri taşırılmış üç kemerli giriş bölümü pencere düzenlemesiyle ve kırık hatlı iç bükey ve dış bükey silmelerden meydana galen alınlık düzenlemesi Barok etkinin en güçlü hissedildiği bölüm olarak dikkati üzerine çekmektedir.
Bu bölüme iki yandan çıkan merdiven uygulaması, sarayın üzerindeki mansart çatı benzeri bir çatıya yer verilmesi Alman mimari geleneğin birer unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Cephedeki kat düzenlemesinde pencere alınlıklarında ve köşelerdeki dışarıya poligonal olarak taşıntı yapan yan pavyonlar ile cephedeki Barok etki daha da vurgulanmıştır. Yapının dikkati çeken bir diğer unsuru da giriş ten sonraki iç bölümde yukarı çıkan merdivenli bölümün düzenlemesi ve alt salondaki tonoz örtüyü taşıyan heykellerin bulunduğu bölümdür. Mimarinin ayrılmaz bir unsuru olarak kullanılan heykel, karşımıza çıkan bu düzenlemesi ile görenleri etkileyen bir kompozisyona sahiptir. Sarayın bahçe düzenlemesi de kendi içinde ayrı bir güzelliğe sahiptir. Sarayın ana salonun üstü muhteşem resim kompozisyonu ve girift süsleme düzeni ile yine dikkatleri çeken bir etki yaratmaktadır.




