Endülüs Emevi Döneminde Kurtubanın 5 km kuzeybatısında yar alan bir şehir kalıntısıdır.
Bir İslam kentinde olabilecek mimari özellikleri taşır.
Avrupa‟da bir İslam kentinin örneği niteliğindedir.
Büyük oranda yıkılmıştır.
1910 yılında İspanyol Mimar Vales Goez Basko tarafından kazısı yapılarak gün yüzüne çıkarılmıştır.
Yakın tarihe kadar kazılar devam etmiş, halen daha çeşitli çalışmalar devam etmektedir.
Ağırlıklı olarak III. Abdurrahman zamanında bu şehrin önem kazandığını biliyoruz.
II. Hakem döneminde inşa edilen bir saray söz konusu ve bu saray şehrin en üst bölümünde yer almaktadır.
Kitabesinden II. Hakem döneminde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Altta ikinci bir saray daha bulunur. Bu da III. Abdurrahman zamanında 953-56 yıllarında yapılmıştır.
Bu dönemde 936 yılından itibaren şehrin birçok bölümünde inşaatlar yapılmıştır.
Bazı tarihçilere göre III. Abdurrahman Döneminde 13 yıl, bazılarına göre 27 yıl ve 40 yıl inşaatların sürdüğü yazmaktadır.
Sierra Dağının yamaçlarına kurulduğundan kademeli bir yapılılaşma söz konusudur.
1500×750 m ölçülerinde etrafı surlarla çevrili bir kenttir.
Batıda bu tarihe kadar surlarla çevrili kent bulunmamaktadır bu anlamda ilk olma özelliğindedir.
Saray:
Ortada bir avlu bu avlunun iki yanında aynı plan şemasında salonlar bulunur.
5 nefli bir bazilikal plandadır.
Bu sarayın etrafında kendine has avlusu bulunan çeşitli birimler yar alır. Bu bölümler devletin ileri gelen adamlarının ofisleri olarakta değerlendirilebilir. Sarayın altında büyük bahçeler yer alır.
Şehrin en alt bölümünde ise halkın bulunduğu meskenler ve bir de camii yer alır.
Tarihçi İdris-i ye göre, şehirde üst üste katmanlar halide bir yerleşim olduğu, etrafı surlarla çevrili, üst kısımda saray, orta kısımda bahçeler, alt kısımda ise ahaliye ait mahalleler ve camiden söz eder.
III. Abdurrahman (947) Burayı Pay-ı Taht (Başkent-Taht Merkezi) haline dönüştürmüştür.
Darussille denilen yabancı elçileri kabul ettiği divanı buradadır.
İnşaatta 10-12 bin işçinin çalıştığı, günde 6 bin taş işlendiği, 11 bin yük kum ve kireç harcandığı, 4 binden fazla sütün kullanıldığı kaynaklarda belirtilmektedir.
Yine kaynaklara göre mimar olarak Mesleme Bin Abdullah bilidirilmektedir.
Belki aynı sanatkârın kurtubadada çalıştığıda söylenmektedir.
Süslemeler Emevi özelliği taşımakta, farklı renkteki malzeme ile göz alıcı bir şekilde yapılmıştır.
Camii: III. Abdurrahmanın yaptırmış olduğu eserler arasındadır.
941 yılında yaptırılmış, 1960 yılındaki kazılarda ortaya çıkarılmıştır.
Endülüs Emevi Zamanındaki Kurtuba Camii ile benzeşmektedir.
Kıbleye dik 5 sahından oluşan harim alanı, önünde 3 yönden revaklı bir avlu ve avlu duvarında kare kesitli minarenin temel izleri bulunmaktadır.

Şehir Planı

Camii Planı






