Sanat Tarihi’nin Duayen Hocaları

Sanat Tarihi’ni Türkiye’ye getiren Türkiye’de okutulmasında etkili olan kuruculardan bazılarını sizler için derledik. Sanat Tarihi’nin diğer usta hocalarını devamı niteliğinde tekrar yayınlayacağız.İyi okumalar…

Prof.Dr.Oktay Aslanapa

oktay-aslanapa

 

17 Aralık 1914’de Mehmet Celâl Bey ve Esma Hacer Hanımın oğlu olarak Kütahya’da doğdu.Yüksek Öğretmen Okulu imtihanını kazanarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne kaydoldu. 1938’de Tarih, Felsefe ve Coğrafya Lisanslarıyla mezun oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı imtihanını kazanarak Türk ve İslam Sanatı ihtisası yapmak üzere Almanya’ya gönderildi. 1943 Ekim ayında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde yeni kurulmuş olan Sanat Tarihi Bölümüne asistan olarak atandı. 1948’de “Osmanlılar Devrinde Kütahya Çinileri” teziyle Doçentlik imtihanını verdi.1960 yılında Profesör ve Sanat Tarihi Kürsüsü Başkanı oldu.1963’de Türk ve İslam Sanatı Kürsüsü’nü kurdu. Bu Kürsü’nün Başkanı olarak çalışmalarını sürdürdü. 1977’de Sanat Tarihi Enstitüsü Müdürlüğüne seçildi. 1982 yılı düzenlemelerinden sonra, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Sanat Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sanat Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü olarak çalışmalarını sürdürmüştür.

 Prof.Dr.Semavi Eyice

eyice

Semavi Eyice ( 9 Aralık 1922, Kadıköy) Türk Bizantolog ve Sanat Tarihçisi.Bizans ve Osmanlı sanatına ilişkin çalışmaları ile tanınmış bilim insanıdır.Türkiye’de Bizans sanatının tanınmasında ve Osmanlı sanatı ile karşılaştırılmasında önemli rol oynamıştır.İlk yazısı Reşat Ekrem Koçu’nun çıkardığı İstanbul Ansiklopedisi’nde 1949’da yayımlandı.Fatih’in Çarşamba semtindeki Hırami Ahmet Paşa Mescidi hakkındaki bu ilk makaleden sonra pek çok madde yazarak ansiklopediye katkıda bulundu.
Alfons Maria Schneider ile tanıştıktan sonra onun daveti üzerine Bizans Sanatı ve arkeolojisi çalışmak niyetiyle Göttingen’e gitti

Viyana ve Berlin Üniversitelerinde Bizans tarihi okudu. Berlin’in işgali gündeme gelince Türkiye’ye döndü. Prof. Ernst Diez ile İstanbul Minareleri konulu tez hazırlayarak 1948’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünü bitirdi. Bu tez ile, “etraflı tetkiklere mazhar olan Mısır, Mağrip ve İran minarelerinin yanı sıra Türk-Osmanlı minarelerinin de ehemmiyetli bir mevkie sahip olduklarını belirtmeyi” amaçladı. Özellikle camileri yıkılmış olmasına rağmen o dönemlerde ayakta duran birçok minareyi bu çalışma ile tespit etmiş ve bugün kendilerinden herhangi bir iz bulunmayan birçok yapı kayıt altına almıştır.

1959 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki görevine döndü ve Bizans tarihi üstüne dersler vermeye başladı. 1963 yılında Edebiyat Fakültesi’nde Bizans kürsüsü adıyla yeni bir kürsü kuruldu. 1964 yılında İlk Osmanlı Devrinin Dinî-İçtimaî Bir Müessesesi: Zaviyeler tezi ile profesör olan Eyice, Bizans kürsüsünde görev yaptı. 1982’de Bizans kürsüsünün başkalarıyla birleştirilip Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’ne çevrilmesinden sonra bölümün başkanlığını üstlendi. İstanbul’daki tarihi eserler ile ilgili çalışmalarının yanı sıra Toroslar’daki ören yerlerinde arkeolojik araştırmalar yaptı; Balkan ülkelerindeki Türk eserlerini araştırıp derledi. Almanya’da, Fransa’da ve İsviçre’de çeşitli üniversitelerde dersler ; dünyanın birçok yerinde konferanslar veren Eyice, 1991 yılında emekliye ayrıldı.

Nurhan Atasoy

n.atasoy_02

Nurhan Atasoy (d. 12 Şubat 1934  ,Tokat), Türk sanat tarihi profesörü, akademisyen ve yazar. Osmanlı ve İslami sanat tarihinde uzmanlaşmış; bu konularda akademik çalışmalar yapmış ve çeşitli eserler kaleme almıştır.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Güzel Sanatlar ve Sanat Tarihi Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasını da aynı bölümde tamamladı. Bu yıllardan itibaren vakıflara yönelen ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, KÜSAV ve Taç Vakfı’nın kurucu üyesi, Turkish Cultural Foundation bilimsel danışmanı ve daimi öğreticisi olan Atasoy 1997 yılında Maltepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi dekanlığına ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığına atandı ve buradan 1999 yılında emekli oldu.

120’nin üzerinde konuda sayısız eser veren Atasoy çok sayıdaki makaleleri ve kitapları ile bilinir. Atasoy’un bir özelliği de özellikle son yıllarda çalışmalarını vakıflarla yürütüyor olsa da bazen tek başına bazen başka biriyle veya birkaç kişiyle ortak çalışma yürütmesidir. Oxford Üniversitesi sanat tarihi profesörlerinden Julian Raby ile birlikte yazdığı İznik Seramikleri kitabı 1989’da Londra’da basılmıştır, daha sonra Fransızca ve Japonca yayınları da hazırlanmıştır. Atasoy’un üzerinde durduğu başka bir eser de 15-18 yüzyıllar dönemi kumaşlarını ele alan çalışmasıdır. Bu çalışmada yurtdışındaki koleksiyonlar dahil 1800 ipek kumaşa ulaşmıştır. Kumaş kitabında payına düşen çalışmayı bitirdikten sonra Surname-i Hümayun’u yayına hazırlayan Atasoy’un bu eseri, 1582 yılında İstanbul hayatını her yönüyle minyatürlerinde yansıtan çok önemli bir görsel kaynak özelliği de taşımaktadır. Son yıllardaki çalışmaları arasında en önemli yeri seramik, kumaş ve çadır tutmaktadır. 2012 yılında Osmanlı Sultanlarının portreleri ve kaftanları adlı kitabından sonra Atasoy’un doktora tezi olarak hazırladığı kaynak niteliğindeki İbrahim Paşa Sarayı kitabı genişletilerek yeniden yayınlandı.

 

Sanat Tarihi’nin diğer usta hocalarını sonraki yazılarda yer vereceğiz…

Hocalarımızın biyografileri Vikipedi sitesinden alınmıştır.

You may also like...

One thought on “Sanat Tarihi’nin Duayen Hocaları

Your email will not be published. Name and Email fields are required